28 Haziran 2015 Pazar

bu gecenin işcisiyim

zamanın hiçliğindeyiz kaybolmuş sessizliğiz
eskileri ayıklıyacak çercevelerden kesiğiz
bütün olan bu esrarın gizliliğinde miyiz
ucu bucaksız olan boşluğun içindeyiz
hayali çizgiler hayal dünyamda dizginlenir
ağır gelir tartılara bir çocugun kini
debreşiyor hatırama çocukluğum üstümdeki kiri
baygınlık geçirmiş kapıldı bütün endişem sana
aynalandı yüzler baktığım hiçliğe ulaş bana
seyahatler içimde hiç parlamadı
düşünceler bir volkanik dağ her kelime püskürmesinde
hiç bitmiyecek asırlarca yazsamda
ne oldugum belli değil kara bir yüzüm
bir vahşetin esrarengiz bilimiyim
vakit doluyor olmayan canlılar üzerinde yoğunlaşıyorum
yokoluşumu kimligimde varoldugumda gizliyorum
ürpertiyor korku salı hep bi yosun tutar sonu
boynumda bir ilmik irdeleme sen
ikilemde değil beynim eskiten beni sen
güneş sisteminin nasıl calıştıgını bilmem ben
yüksekteki kayanın dağa gömüşmül haliyim ben
hiç tanımadığın ölüm çevirecek seni kuşatmada
okyanuslar dalgalarını zifiri karanlıkta kabartması
hiçliğe kimsesiz zamanın kalmadı da hiçbir tadı
kurtlancak için biz bitirecez kendimizi
kutuların içindeki sökülen ilmikler gibi
bir çocugun gözündeki istediği o ayakkabı gibi
camın arkasında kalıyor iniyor kepenkler

9 Haziran 2015 Salı

Bunu ben böyle bildim

bu hastalık tüm vücudumdayken öldügüme inanma
ses istemem senden gürültün basar kana
elimde kemikten bir vücut, aklımda buna
yaşamak bedene zarar veren canlı, ve suç işleniyor odamda

gereksizdir kalp bi hastalığın icindeyim
ben 96 dan beri yaşıyan ölülerdenim
vücudum bana ihanet ediyor bunun ötesi nedir
ateşin tam ortasına yüksekten düşmekteyim

ekseninde dolanan yalanların etkisi
kapat gözlerini gördügün gözlerimin açıkken gördüğümün olması
düşün düşlerinden nankörlük kanıma işliyen zanlı
resimlerde bulacağın ne hic arkadaşım kalmadı, olmadıda

bunu ben böyle bildim bu yüzdendir sürgün edilişim
kendi hayal dünyasında zehirlenen sosyopatın ta kendisiyim
taşar dolan ruhum bu gece rüyalara uyan
çürüyen beynimde bir fikir var duymak istermisin

sulietim aklının çukurunda kaybolur
okudukça senden bir şeyler var burda
yazdıkca benden et kemikten ayrılır baktıgın şu yüzün kalacak bir dünyası olmasada