28 Haziran 2015 Pazar
bu gecenin işcisiyim
9 Haziran 2015 Salı
Bunu ben böyle bildim
bu hastalık tüm vücudumdayken öldügüme inanma
ses istemem senden gürültün basar kana
elimde kemikten bir vücut, aklımda buna
yaşamak bedene zarar veren canlı, ve suç işleniyor odamda
gereksizdir kalp bi hastalığın icindeyim
ben 96 dan beri yaşıyan ölülerdenim
vücudum bana ihanet ediyor bunun ötesi nedir
ateşin tam ortasına yüksekten düşmekteyim
ekseninde dolanan yalanların etkisi
kapat gözlerini gördügün gözlerimin açıkken gördüğümün olması
düşün düşlerinden nankörlük kanıma işliyen zanlı
resimlerde bulacağın ne hic arkadaşım kalmadı, olmadıda
bunu ben böyle bildim bu yüzdendir sürgün edilişim
kendi hayal dünyasında zehirlenen sosyopatın ta kendisiyim
taşar dolan ruhum bu gece rüyalara uyan
çürüyen beynimde bir fikir var duymak istermisin
sulietim aklının çukurunda kaybolur
okudukça senden bir şeyler var burda
yazdıkca benden et kemikten ayrılır baktıgın şu yüzün kalacak bir dünyası olmasada
6 Mart 2015 Cuma
bir düşün zanlısıydım
nerden geldi bu ölüm ?
yakıyor canımı
ölen kaçıncı can bu?
soğuyorum hayatımdan sürekli acılar var yaşıyabilecek miyim bilmiyorum bu canda bir ölüm var
gözlerimde renk mi var
almıyorum bir tat
anlamıyorum hiç bir şeyi tam
soğuyorum bu şehirden
her gün ayrı bela var
olmaz işte
başladıkça tekrardan olmaz işte
kaç dilde kaç heceyle kaç gecede anlatırsın da
olmaz işte
karanlığın içine doğarsın ölü biri olarak
olmaz işte
yoruldum çektiğim her nefeste ölmekten
bir oda içinde
göz çukurlarımın morluğu içinde çizgilerinde fay hattı yok
tükendim ümitsizleştim
28 Şubat 2015 Cumartesi
ki derdim de yok hüzün neden misafirim
27 Şubat 2015 Cuma
kimsesizleşiyorum
her estiğinde birilerini kopartan fırtınalar
Patlamalar var içimde
Big bang'ın adını söndürebilecek patlamalar
26 Şubat 2015 Perşembe
dipnot
kaçıncı bu zarara uğrayan hep sol yanımdı
karardı umutlarımın kırıntısı
aşağıya atlamak istiyorum huzur yeraltında mı?
sürekli yazmak bir acının devamı
dahası
uyumak istiyorum
rahat birakin
25 Şubat 2015 Çarşamba
birşeyler
neden sordun?
bitmeyecek bir yorgunluk bu
eskilerde kalan
bir geceyi anlatan nasıl bir kelimelerdi ki
gecelerden doğmuş olmalı
hayal olmalı
akıllıca değil sözler
karma karışık ne anlatmaya çalıştığımı bilmiyorum
beynimde ki her bir cümle zarar veriyor
düşüncelerimle uğraşıyorum
akıllanmak istemiyorum
kimi suçluya bilirim ki
duvarlara çiviledim
resimleri
içimdeki gürültü bitmiyor
bir kenar mahallede kan çanağı gözlerle ağlıyordum
bazen
24 Şubat 2015 Salı
ölümden başka son var mı ?
melek olmak isterdim korkularım her insanın korkuları uyumak istiyorum bir yatak verin bana biraz müzik biraz şiir birde resim bu duyduğum kimin sesi halisilasyon mu bu görüyorum içim titriyor gibi iki ters duygu içimde şimdi ölmek için her bir damla kan damarlarımı sızlatır elinde hiç bir şeyin yokken nefes almak niyedir ? aslımı aslında astım, aslımı aslında hiç anlamamıştım nasıl da afalanmışım astıma bulaştı aslım tüm derdim aslım yarım kaldım hikayemin aslında hiç bir son ölüm kadar yakın değil aslıma her gün tekrarlıyor bu ölüm aslında peki ölümden başka son var mı ?
23 Şubat 2015 Pazartesi
ümitsiz bir vaka
bir hikayenin sonu
yaşadığım kaçıncı son bu ?
hatırlamıyorum kaçıncı yangınım bu
ümitsiz bir veda bu çocukluğum
kaybetmek istemediğim misketlerim
aklımda eskilerim
eksik olan sesi
bir sigarayla esinti
şimdi gömüldü iskeletim
22 Şubat 2015 Pazar
tahtasız bir akıl
anlatabiliyormuyum
karardı hayatım
kandı akıl
kalmaz akıl
cinayetti adım
hayaldi varlığın
yoktu bi anlamı
kaybolan yollarımdı
nefes alan olmadı
bir melek üstümüze konmadı
konulmadı teşhis
göremediler yüzümü
görülmedi hüznüm
niye üzüldün
ölmeyecek misin
arkandan kim üzülür
öldüm kim üzülür
kimi güldü
acı çekerek ölüyorum
yasaklandı mı şimdi gülmek
parçalanırken
20 Şubat 2015 Cuma
bir umut doğar mı ?
19 Şubat 2015 Perşembe
bir günde bir intihar bin asıra seslenişi
ilk adım bu belki ilk acıyla tanıştığım ilk adım belki huzurla tanıştığım ilk adım böyle bir şey oldu mu ? aklım yerinde değildi beynimin içinde sesler hepsi bir kafadan konuşuyor kimse kimseyi dinlemiyor yalan olduğuna inanıyorum her şeyin , çok ince bir detay gibi yakalamak istiyorum eski mutlu çocukluğumu kendim miyim diye düşünürken aklımın içinde hudut, aynaya baktıkça gördüğüm tek şey boş bir oda soluk tavanlı dağınık biriyim masa üzerinde bir resim ve onlarca sayfa ve fark etmemiştim kendimi göremiyorum rüya mı yoksa bu? rüya ise nasıl bir rüya uyanmak bilmiyorum yıllardır kendimi yıllanmış hissediyorum bir şarap gibi yıpranmış yaşamak için umudu olmayan biri gibi hep aynı şeyleri yazıyorum neler yaşadığımı bilemezsin aklının ucundan geçmeyecek acılar içinde eriyorum verin bana bi 45 lik öldüreyim karşıma çıkanları kışkırtmayın aklımı aynaya bakarak öldüreyim karşıma çıkanları asılmış bir kalple yaşamak ölmek için savaşmak şimdi öldürün beni bu yazıyı yazarsam suçlu olursun yoksa ben öldürecem aynada ki pisliği düşmanlarım çok istemiyorlar yaşamamı bu kavga bi 45'lik le bitebilir bulanık görmeye başladım her şeyi iyice yazarken dalıp gidiyorum kesik kesik yazıyorum beynimden geçen fikirler yüzünden cennette yerim yok bu odada bir cinayet işlemek arkadan bakanlar için kolay değil hiç bir şey son değil bu son ölüm için eldeki delil son noktaları koyamıyorum bir türlü bu yüzden mi hiç bir son yaşamaya değer mi ? son vermek istiyorum acılara yoksa belki 1 saat içerisin de olmayacak bu adam kalan hatıralar bu sefer beni değil onları yıkacak umutlanmak isteyecekler umutlara kalan her satır kesecek bilekleri gördüğüm tek şey yok olup gitmem mi ? nasıl yaşıyorum hayret ediyorum bu odanın her santimi soğuk üzerimi giyinsem de kalınca hayat filmi canımı yakar kanımca anlatabileceklerim bu kadarla sınırlı değil odalar var cehennemde sandıklarım, tanıklarım yardım etmez dost tanıdıkların karıştı duygular beynimin içinde ki boşluktayım doğru yolda mıyım ? soğuk bir yoldayım donuk bir andayım yarım kaldığım bir zamandayım bir çantayla bu şehri terk edecek bir haldayım yorgun bir akşamla gökyüzünün semasına bir kadının resmiyle dalmak tayım mezarlıkta ismimi arayın ağlamayın dostlarım bu yalnız adam hiç aklınıza vardı mı ? zararım var hayatıma çıkarın beni bu karanlıktan öldürün beni okumayacağın bir yazı kimin umrun dayım ki okusan da anlamaya çalışacak mısın beni ? yoksa bu aptal çocuk ne yazdı böle deyip gülüp geçecek misin ? gözlerimin ağırlığını uykusuzluk geçirir mi uyuyamıyorum çünkü hayal ediyorum mezarıma toprak atanın güldüğünü kimse bilmeyecek bu adam neden öldüğünü karışacak kafanız savaşımı bilmeyeceksiniz gizli tutcam zaten okumayacağın için bilemeyeceksin aklımdaki sesleri başımın ağırmasıyla kalcam ağaran saçlarla
18 Şubat 2015 Çarşamba
kaybettiğim hislerimin acısı
yalnızım,çok yalnızım hislerim yalnız olan duygular içinde yalnızım kaybettiğim günün gecesi ölmek için seçilebilecek en güzel gündü doğduğum gün ölü doğmuşken bu nasıl bir can ki ölmek bilmiyor beynimdeki ölü hücrelerim cinayet masasının altına atıldı bir baksan gözlerime inanamazsın kan çağı olmuş karanlığı çayımın içine koydum zifiri bi dem..
nasıl olacağını bilmiyorum hiç bir şeyi kurtarmayın sakın beni cehennemden, beni üzenlerde orda olacak , yakın tüm hislerimi ,yanıyorum hissedin. karanlık bir yeri hangi umut aydınlatır? kimin umudu başkasının karanlığını aydınlatır? atmayan kalbimin karanlığını bi kadın aydınlattı, gözlerim deki karartıya ışığı oldu turkuazı..
karıştı sanırım her şey cevap verin abi hiç mi yolu yok beynim patlıyor acıdan her bir kelime beynime kurşun bir kaç cümle yazıp beynimi uyuşturdum , içimde ki yara büyüyor öyle bi derde düştüm ki özgürlüğümü istiyorum ölümcül bi hastalığa tutulmuşken dünyada eşi benzeri yok böyle hastalığın tedavisi de yok..ölüyorum,zamanı durdurun,durduğum yer uçurumun kenarı beynimin yarısı aşağıya atla diyor diğer yarısı aşağıya atlamak istiyen beynimi ayakta tutmak istiyor, peki neden istiyor?