19 Şubat 2015 Perşembe

bir günde bir intihar bin asıra seslenişi

ölmeden önceki son adım..
ilk adım bu belki ilk acıyla tanıştığım ilk adım belki huzurla tanıştığım ilk adım böyle bir şey oldu mu ? aklım yerinde değildi beynimin içinde sesler hepsi bir kafadan konuşuyor kimse kimseyi dinlemiyor yalan olduğuna inanıyorum her şeyin , çok ince bir detay gibi yakalamak istiyorum eski mutlu çocukluğumu kendim miyim diye düşünürken aklımın içinde hudut, aynaya baktıkça gördüğüm tek şey boş bir oda soluk tavanlı dağınık biriyim masa üzerinde bir resim ve onlarca sayfa ve fark etmemiştim kendimi göremiyorum rüya mı yoksa bu? rüya ise nasıl bir rüya uyanmak bilmiyorum yıllardır kendimi yıllanmış hissediyorum bir şarap gibi yıpranmış yaşamak için umudu olmayan biri gibi hep aynı şeyleri yazıyorum neler yaşadığımı bilemezsin aklının ucundan geçmeyecek acılar içinde eriyorum verin bana bi 45 lik öldüreyim karşıma çıkanları kışkırtmayın aklımı aynaya bakarak öldüreyim karşıma çıkanları asılmış bir kalple yaşamak ölmek için savaşmak şimdi öldürün beni bu yazıyı yazarsam suçlu olursun yoksa ben öldürecem aynada ki pisliği düşmanlarım çok istemiyorlar yaşamamı bu kavga bi 45'lik le bitebilir bulanık görmeye başladım her şeyi iyice yazarken dalıp gidiyorum kesik kesik yazıyorum beynimden geçen fikirler yüzünden cennette yerim yok bu odada bir cinayet işlemek arkadan bakanlar için kolay değil hiç bir şey son değil bu son ölüm için eldeki delil son noktaları koyamıyorum bir türlü bu yüzden mi hiç bir son yaşamaya değer mi ? son vermek istiyorum acılara yoksa belki 1 saat içerisin de olmayacak bu adam kalan hatıralar bu sefer beni değil onları yıkacak umutlanmak isteyecekler umutlara kalan her satır kesecek bilekleri gördüğüm tek şey yok olup gitmem mi ? nasıl yaşıyorum hayret ediyorum bu odanın her santimi soğuk üzerimi giyinsem de kalınca hayat filmi canımı yakar kanımca anlatabileceklerim bu kadarla sınırlı değil odalar var cehennemde sandıklarım, tanıklarım yardım etmez dost tanıdıkların karıştı duygular beynimin içinde ki boşluktayım doğru yolda mıyım ? soğuk bir yoldayım donuk bir andayım yarım kaldığım bir zamandayım bir çantayla bu şehri terk edecek bir haldayım yorgun bir akşamla gökyüzünün semasına bir kadının resmiyle dalmak tayım mezarlıkta ismimi arayın ağlamayın dostlarım bu yalnız adam hiç aklınıza vardı mı ? zararım var hayatıma çıkarın beni bu karanlıktan öldürün beni okumayacağın bir yazı kimin umrun dayım ki okusan da anlamaya çalışacak mısın beni ? yoksa bu aptal çocuk ne yazdı böle deyip gülüp geçecek misin ? gözlerimin ağırlığını uykusuzluk geçirir mi uyuyamıyorum çünkü hayal ediyorum mezarıma toprak atanın güldüğünü kimse bilmeyecek bu adam neden öldüğünü karışacak kafanız savaşımı bilmeyeceksiniz gizli tutcam zaten okumayacağın için bilemeyeceksin aklımdaki sesleri başımın ağırmasıyla kalcam ağaran saçlarla

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder